Gelecekten korku ve endişe, her zaman yanımızdaki bir gölge gibi. Onu hafif, neredeyse görünmez, veya kafamızı başımızı kapatarak, gücü ve bir şeyler yapmak istemeyi alırsa. Gelecek, belirsizliğiyle korkutucu. Çalışmamız, sağlığımız, yakınlarımız, dünyamız ne olacak bilmiyoruz. Geç kalmaktan, hata yapmaktan, kaybetmekten korkuyoruz. Bu endişe, doğuştan gelen bir kusur değil, bizi tehditlerden korumak için var olan psikolojimizin bir parçasıdır. Ancak, bu endişe istençli hale geldiğinde, hayatı yıkmaya başlar. Onunla nasıl başa çıkılır?
Endişe, belirsizliğe karşı bir reaksiyondur. Beynimiz boşlukları sevmiyor, onları doldurmaya çalışıyor, ancak genellikle negatif senaryolarla dolduruyor. Bu, evrimsel bir mekanizmadır: “daha iyidir, tehlikeyi fark etmemekten”. Modern dünyada tehlikeler değişti: sabahtozu tigersinden işten çıkmalara, sınavlara, kredilere, yalnızlığa. Ancak mekanizma aynı kaldı. Geleceği öngöremeziz, ancak hayal edebiliriz ve genellikle kötüleri hayal ederiz. Buna haberlerin etkisi de eklenir, kатаstroflarla dolu. Örneğin, yaşam süresinin arttığını, suçun düştüğünü, aşıların işe yaradığını görmeyi unuturuz. Risklere odaklanırız. Bu, kronik endişe ortaya çıkar — endişe, günlük yaşamın arka planında olur hale gelir.
Endişe sürekli olduğunda, faydalı olmaktan çıkar, paralyze eder. Kararlar almayı terk ederiz, çünkü sonuçlardan korkuyoruz. İşleri erteleyiz, çünkü “hepsi kötü”. Uyku, açlık, neşemizi kaybederiz. Fiziksel olarak, kaslarda gerginlik, hızlı kalp atışı, baş ağrıları olarak kendini gösterir. Psikolojik olarak, yetkinsizlik ve apati olarak kendini gösterir. İnsan, herhangi bir belirsizlikten kaçınmaya başlar, bu da herhangi bir gelişme fırsatını kaçırır. Endişe, plan yapmayı, iş değiştirmeyi, ilişkiler kurmayı, seyahat etmeyi engeller. Dünyayı küçük, güvenli bir hücreye daraltır. Bu yüzden ona karşı mücadele etmek gerekir - onun bizi yönetmemesi için değil.
İlk ve en önemlisi, gerçekleri hayallardan ayırın. Kağıda yazın: neyi ne kadar endişelendiriyor? İşinizi kaybetmekten korkuyorsunuz mu? İyi. Bunun için gerçek bir neden var mı? Yoksa sadece bir korku mu? Gerçek nedenler varsa, ne yapabilirsiniz? Özetinizi güncelleyin, iş ilanlarını arayın, yetkinliğinizi artırın. Gerçek nedenler yoksa, yalnızca bir korku. İkinci, endişe zamanını sınırlayın. Günde 15 dakika, kendinize endişelenme izni verin. Diğer zamanlarda, endişe düşüncesi geldiğinde, kendinize “Bu konuyu zamanında düşünirim” diyin. Üçüncü, vücudunuza odaklanın. Endişe, gerginlikte yaşıyor. Bir nefes egzersizi yapın: 4 sayı için derin nefes alın, 2 sayı için tutun, 6 sayı için yavaşça nefes verin. Bu, kortizol seviyesini düşürür. Dördüncü, korkan olmasına rağmen harekete geçin. Küçük adımlarla. Korkudan dolayı ertelediğiniz bir şeyi yapın. Beşinci, uyku öncesi haber izlemeyi bırakın. Bu, endişenin yakıtıdır. Altıncı, başkalarıyla konuşun. Korkularınızda yalnız değilsiniz. Tartışma, ağırlığını azaltır.
Geleceğe yönelik endişe, genellikle “dünya tehlikeli”, “yeterince başarılı olamam”, “her şey önceden öngörülebilir olmalı” gibi inançlarda köklenir. Bu inançlar çocuklukta oluşturulur ve stresli durumlar sırasında güçlenir. Onları değiştirmek için psikologla (örneğin, kognitif davranış terapisi) çalışmak gerekir. Ancak, kendiniz de başlayabilirsiniz. Bir günlük tutun: her gün üç iyi giden şeyi yazın. Bu, tehditlerden olasılıklara odaklanmayı sağlar. İstatistikleri inceleyin: dünya daha iyi hale gelir, kötüleşmez. Krizleri aşan insanların hikayelerini okuyun. Onlar, en karanlık geçitlerden sonra ışığın geleceğini kanıtlar. En önemlisi, belirsizlik yaşamın bir hatası değil, bir özelliği olduğunu kabul edin. Bu, onu canlı kılar. Bilinmezlikten korkmak yerine, onu macera olarak görmeye çalışın. Yarın, ne kadar sürpriz olacağını bilmeyiz, ancak bu iyi olabilir.
Gelecek yazılmamıştır. Bu, kaçınılmaz bir tehdit değil. Bu, bizim seçimlerimiz için bir alan. Evet, orada riskler var, ancak orada umutlar, fırsatlar ve bizi destekleyen insanlar da var. Endişe tamamen ortadan kalkmayacak ve bu normaldir. O, sessiz bir ses olacaktır, değil bir kükreş. O zaman, sadece kendimize güven sesini değil, aynı zamanda inanç sesini de duyabiliriz.
New publications: |
Popular with readers: |
News from other countries: |
![]() |
Editorial Contacts |
About · News · For Advertisers |
Turkish Digital Library ® All rights reserved.
2023-2026, ELIB.TR is a part of Libmonster, international library network (open map) Preserving the Turkish heritage |
US-Great Britain
Sweden
Serbia
Russia
Belarus
Ukraine
Kazakhstan
Moldova
Tajikistan
Estonia
Russia-2
Belarus-2